Bloglar Üzerinden Kazanç Elde Etme

Bloglar üzerinden elde edilen kazançlar vergilendirilir mi? Bu konuda sorular geldiği için bir muhasebeci olarak düşüncelerimi paylaşmak istedim.

Blog yayıncıları blogları üzerinden 7 şekilde para kazanabilmekteler.

Bunlar;

  1. Blogunuz üzerinden kendi ürün, servis ve hizmetlerinizi satabilirsiniz ,
  2. Satış ortaklığı (Affiliate Marketing) kurabilirsiniz,
  3. Blogunuzda reklam yayınlayabilirsiniz ,
  4. Blogunuzda ücretli alanlar oluşturabilirsiniz ,
  5. Blogunuzun konusunda uzmansanız ve bu özelliğiniz nedeniyle gelen teklifler alabilirsiniz,
  6. Blogunuza dijital pazarlama modellerini entegre ederek dolaylı kazanç elde edebilirsiniz ,
  7. Blogunuzu Satabilirsiniz.

Bu kazanç yollarını kısaca özetlersek ;

Bloglarda eğitim programları, çeşitli digital içerikler, iş ortaklığı ile başkalarının ürünlerini satarak, ücretli abonelik sistemi uygulayarak, reklam yayınlayarak, değerlenmiş bir blogu satarak kazanç sağlamak mümkün.

Peki bu şekilde bloglar üzerinden elde edilen kazançlar vergiye tabii olur mu? Muhasebeci bakışıyla cevaplandırmaya çalışacağım.

Blog Kazancının Devamlı Ya da Geçici Olmasının Vergilendirmeye Etkisi

Blog kazançlarının vergilendirilmesinde kazancın devamlılık göstermesi ya da arızi (geçici) olması çok önemli.

Bu çerçevede devamlılık ve arızi kazançtan ne anlamak gerekiyor onu izah etmeye çalışacağım.

Ama daha önce iki ön bilgi vereyim;

  • Herşeyden evvel blog sahiplerinin vergilendirme konusunda şu ana prensipleri bilmesi gerektiğini düşünüyorum ; Gelir Vergisi Kanunu’nun 1 nci maddesine göre gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tâbidir, gelir ise bir gerçek kişinin bir takvim yılında elde ettiği kazanç ve iratların safi (net) tutarıdır.
  • Gelir Vergisi Kanunu 2 nci maddesinde de gelire giren kazanç ve iratlar sıralanmıştır. Bunlar ticari kazançlar, ziraî kazançlar, ücretler, serbest meslek kazançları, gayrimenkul sermaye iratları, menkul sermaye iratları ve diğer kazanç ve iratlar.

Dikkat edilirse saydıklarımın sonuncusu (diğer kazanç ve iratlar) hariç diğerlerinin nerelerden elde edildiği yani kaynağı belli ve özünde devamlılık taşıyan kazançlar.

Diğer kazanç ve iratlar ise devamlılık özelliği taşımayan, geçici elde edilen, yukarıda saydığım devamlılık gösteren kazanç gruplarına girmeyen gelirlerdir.

Kazanç ve iratlarda devamlılığın anlaşılabilmesi için 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nin “2.Mükellefler” başlıklı bölümünden bir alıntı yapacağım ;

“Devamlılık unsuru, bir hesap dönemi içinde aynı veya ayrı faaliyet alanlarında ticari mahiyet arz eden işlemlerin birden fazla yapılmasını ifade etmektedir. Aynı hesap döneminde tek işlem nedeniyle ticari faaliyetin devamlılık unsurunun oluştuğunu kabul etmek mümkün olmamakla birlikte, faaliyetin organizasyon gerektirmesi veya amacının ticari olması durumunda devamlılık unsurunun varlığı kabul edilir.”

Herhalde burada şunu söyleyebiliriz, bir işlem (ticari faaliyet)  takvim yılı içinde birden fazla yapılıyorsa devamlılık gösteriyor demektir.

Ayrıca devamlılık göstergesi olarak şunları da dikkate almak gerekiyor; işiniz için sermaye tahsis etmeniz, faaliyetiniz için personel çalıştırmanız, işyeri açmanız, yani faaliyetiniz için organizasyon yapmanız halinde bir hesap döneminde (basit olarak söylersek bir takvim yılında) tek bir ticari işlem yapsanız da devamlılık unsurunun var olduğu kabul edilebilir.

İşte bu ayırım, yani işlemin devamlı veya arızi olması blog kazançlarının vergilendirilmesinde farklılık yaratmaktadır.

Bu bölümü bir noktaya daha dikkatinizi çekerek tamamlamak istiyorum.

Gelir Vergisi Kanunu 3 ncü maddesine göre Türkiye’de yerleşmiş gerçek kişiler Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilirler.

Blogların internet ortamındaki muhatabının, tüm dünyadaki internet ziyaretçileri olduğunu düşündüğümüzde bloglar üzerinden tüm dünyaya satış yapılabileceğini göz önüne alırsak üstteki paragrafı neden yazdığım anlaşılacaktır.

Internet sitesi işyeri sayılır mı?

Web sunucusunda sanal ortamda bulunan bir internet sitesi (web sitesi ya da blog) üzerinden yapılan ticari işlemler nedeniyle internet sitesi işyeri sayılır mı?

Bu soruya cevap vermek için üç özelgeden alıntı yapacağım.

İlk iki özelge Türkiye’de mukim tam mükellefiyete tabi gerçek kişi ile ilgili, üçüncü özelge ise İngiltere’de mukim dar mükellef gerçek kişi ile ilgili.

Tam mükellef gerçek kişi, hem Türkiye’de hem de Türkiye dışında elde ettiği kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilir.

Dar mükellef gerçek kişi ( yani Türkiye’de yerleşik olmayan gerçek kişi) ise, sadece Türkiye’de elde ettiği kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilir.

Aşağıdaki alıntıları okurken bu bilgiler aklınızda olsun.

Birinci özelgenin başlığı : “İnternet üzerinden yapılan satış ve pazarlama faaliyeti ile ilgili siteleri işletenlerin vergilendirilmesi hk.”

Birinci Özelgeden Alıntı : “Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, işyerinin tanımı yapılırken, ticari sinai, zirai ve mesleki faaliyetin yapılması ve yürütülmesinde kullanılan yerlerin neler olabileceği nitelenmiş ve tanımda belirtilen yerlerle sınırlandırılmamıştır. Bu nedenle, elektronik ortamda yapılan bu tür faaliyetler için iletişim amacıyla kullanılan yerin işyeri olarak kabul edilmesi mümkün bulunmaktadır.

Diğer yandan, 2002/3 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu İç Genelgesinde, iştigal konusu itibariyla bir işyeri olmaksızın faaliyetini yürütebilen mükelleflerin ikametgah adreslerinin işyeri olarak kabulü suretiyle mükellefiyet kayıtlarının yapılmasının mümkün olduğu, ….”[1]

İkinci özelgenin başlığı : “Evde yapılan pasta ve kurabiye gibi gıda ürünlerinin internet aracılıyla satışından elde edilen kazancın vergilendirilmesi hk.”

İkinci Özelgeden Alıntı : “………. internet üzerinden satış faaliyetinin işinizin organizasyonunu internet üzerinden yapmanız durumunda kullanmış olduğunuz site iş yeri olarak nitelendirileceğinden esnaf muaflığından yararlanmanız mümkün bulunmamaktadır.”[2]

Üçüncü özelgenin başlığı : “Dar mükellef kişinin yurt dışından internet aracılığıyla Türkiye’de satış yapması hk.”

Üçüncü Özelgeden Alıntı : “…….. İngiltere mukimi kişinin internet sitesi üzerinden Türkiye’den elde ettiği ticari kazancın Türkiye’de vergilendirilmesi için siteye ilişkin sunucunun Türkiye’de bulunması gerekmektedir.”[3]

Üçüncü Özelgeden Alıntı :  “Ancak, internet üzerinden yapılan satışlarda sunucunun Türkiye’de bulunmaması veya Türkiye’de bulunmakla birlikte kiralamak veya satın almak suretiyle tasarruf altında bulundurulmaksızın sunucu üzerinden hizmet satın almanız halinde ise, vergilendirme İngiltere’de yapılacaktır.”[ 3]

Bu üç özelgeye baktığımızda internet sitesi tam mükellef yönünden işyeri sayılmaktadır.

Ancak dar mükellef açısından bakarsak işyeri sayılması hususunda sunucunun bulunduğu ülke ön plana çıkıyor.

Gelir Vergisi Kanunu 3 ncü maddesine göre Türkiye’de yerleşmiş gerçek kişiler (tam mükellef) Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilirler.

İkametgahı Türkiye’de bulunanlar ile bir takvim yılı içinde Türkiye’de devamlı olarak altı aydan fazla oturanlar Türkiye’de yerleşmiş kabul edilmektedir.

Bir blog sahibinin kazançlarının Türkiye’de vergilenmemesi için :

1-Dar mükellef olması (yani yabancı bir ülkede yerleşik olmalı) ,

2-Blogunun bulunduğu sunucunun Türkiye’de bulunmaması, sunucu Türkiye’de ise sadece sunucu üzerinden hizmet satın alınmış olması gerekiyor.

Bu bölüme kadar ;

  • Bloglar üzerinden ne tür kazançlar sağlanabilir,
  • Kazançların sürekliliği ya da geçici (arızi) olmasının vergilendirmede önemi,
  • Vergi hukukuna göre vergiye tabii gelirler,
  • Internet sitesi işyeri sayılır mı? Sayılırsa hangi şartlarda sayılır?

konularını vergi uzmanı olmayan blog sahiplerinin kolay anlayacağı şekilde izah etmeye çalıştım.

Şimdi yukarıda sıraladığım blog üzerinden kazanç sağlama yollarından önemli gördüğüm ve epeyce uygulamasının da olduğunu tahmin ettiğim iki tanesinin vergilendirme durumunu muhasebeci gözüyle inceleyelim.

Bunlar ;

  1. Satış ortaklığı (Affiliate Marketing) kurma,
  2. Blogunuzda reklam yayınlama.

Satış Ortaklığı (Affiliate Marketing) Kurmanın Vergi Durumu

Satış ortaklığından anlaşılması gereken, bir satış organizasyonu olan web sitesinin ürünlerinin tanıtımını yaparak blogunuza gelen ziyaretçileri bu siteye yönlendirmek ve ziyaretçiniz bu sitede alışveriş yaptığında bir komisyon kazanmanızdır.

Yani blogunuza gelen ziyaretçiniz sizin sitenizdeki içeriği tıkladığında iş ortağı olduğunuz siteye gidiyor ve burada satın alma yapıyor. Sizde satılan bu ürün üzerinden bir komisyon alıyorsunuz.

İşin özeti siz blogunuz ile başka bir sitenin ürünlerinin satılmasına aracılık ediyorsunuz ve komisyon alıyorsunuz.

Bir başka ifadeyle de, blogunuz içeriklerinde (yazılar, görseller, ses dosyaları, videolar) satış ortağı olduğunuz ürünlerin pazarlamasını yaparak bu ürünlerin online satışından kazanç elde ediyorsunuz.

Satışına aracılık ettiğiniz ürünler fiziksel olabileceği gibi dijital de olabilir.

Bu çerçevede devamlı olarak aracılık hizmeti veren blog sahibi gerçek kişi ticari kazanç elde ettiği için vergi mükellefi olacaktır.

Blogunuzda Reklâm Yayınlamanın Vergi Durumu

Blogunuzda reklâm yayınlayarak kazanç elde edebilirsiniz.

Blogunuzun trafiği (ziyaretçi yoğunluğu) fazla ise, çeşitli firmalardan, internet üzerinden online satış yapan ürün sahiplerinden, Google AdSense ve benzer reklam ağlarından blogunuza reklam alarak kazanç elde etmeniz oldukça kolaydır.

Verdiğiniz reklam yayınlama hizmeti devamlılık gösteriyorsa vergi mükellefi olmanız gerekiyor.

Yine bir özelgeden alıntı yapayım, herhalde daha iyi anlaşılacaktır. ;

“….., sahip oldukları internet sitelerinde ticari bir organizasyon içerisinde, devamlı olarak reklam hizmeti veren gerçek kişilerin ticari kazanç açısından gelir vergisi mükellefi olmaları ve verdikleri hizmet karşılığı elde ettikleri tutarlar için fatura düzenlemeleri gerekmektedir.”[4]

VOLKAN KARA

Serbest Muhasebeci Mali Müşavir

Faydalanılan Kaynaklar :

[1] Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 20/03/2006 tarih ve B.07.1.GİB.0.44/4402-302/019262 sayılı özelgesi

[2] Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 27/04/2012 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.16.01-GVK 9-1477 sayılı özelgesi

[3] Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 30/12/2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.16.01-GVK 37-2410 sayılı özelgesi

[4] Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 05/07/2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.16.01-GVK 94-885 sayılı özelgesi