Sabit Kıymetlerin Değerini Artıran Harcamalar

İşletmelerin aktiflerinde bulunan sabit kıymetlerin değerini artıran giderler aktifleştirilmeli mi?

Bu soruya cevap vermeden önce hangi giderlerin değer artırıcı olduğuna bakalım.

Aktifte bulunan gayrimenkullerin, makine ve teçhizatların, gemi ve taşıtların normal tamir bakımı dışında yapılan, ilgili sabit kıymetin değerini artıran veya ekonomik ömrünü uzatan harcamalar bu tip giderlerdir.

Mesela bir gayrimenkulü genişletmek amacıyla yapılan veya değerini artırmak için yapılan harcamaları örnek olarak verebiliriz.

Mesela bir geminin yolcu ve eşya yükleme kapasitesini artırmak için yapılan, ya da bir motorlu kara nakil vasıtasının kasasının yenilenmesi için yapılan harcamalar da değer artırıcı giderler sayılabilir.

Ancak yapılan harcamalar normal tamir bakım harcamaları ise yani sabit kıymetin rutin faaliyetini devam ettirebilmesi için yapılan harcamalar ise bu harcamalar değer artırıcı değil, normal dönem giderleridir.

Bu açıklamadan sonra şunu söyleyebiliriz herhalde;

İşletmenin aktifinde bulunan sabit kıymetler için yapılan harcamalar niteliklerine göre dönem gideri veya değer artırıcı giderler olabilir.

Değer Artırıcı Harcamalar Bir Maliyet Unsurudur

Evet değer artırıcı giderler bir maliyet unsuru olarak ilgili sabit kıymetin maliyetine eklenmelidir.

Yazının başında sorduğum sorunun cevabı bu.

Şimdi Vergi Usul Kanunu’na bakalım.

Vergi Usul Kanunu 272. Maddesinin birinci cümlesi şöyle;

“Normal bakım, tamir ve temizleme giderleri dışında, gayrimenkulü veya elektrik üretim ve dağıtım varlıklarını genişletmek veya iktisadi kıymetini devamlı olarak artırmak maksadıyla yapılan giderler, gayrimenkulün veya elektrik üretim ve dağıtım varlıklarının maliyet bedeline eklenir.”

Yani işletmenin aktifindeki bir sabit kıymet için yapılan giderler özelliklerine, vasıflarına göre dönem genel gideri olabileceği gibi maliyet bedeline eklenmesi gereken bir gider de olabilir. 

Maliyet bedeline eklenen değer artırıcı giderlerin amortismana tabi olduğunu söylemeye gerek yok. Değer artırıcı giderlerin amortisman süreleri ilgili sabit kıymetin kalan ömrüne göre belirlenir.

Yani değer artırıcı gider, aktifleştirildiği yıldan başlayarak sabit kıymetin kalan amortisman süresine göre itfa edilir.

Binaların Dış Cephesi İçin Yapılan Harcamalar

Konunun daha iyi anlaşılması için bu konuda verilen bir özelgeden alıntı yapacağım.

Muhasebe uygulaması açısından sabit kıymetlerin ekonomik ömrünü uzatan ya da değerini artıran giderlerin ayrıştırılması önemli bir konu. Bu yüzden aşağıda sonuç bölümünü okuyacağınız özelgenin önemli olduğunu düşünüyorum.

Özelgenin konusu binanın dış cephe ısı yalıtımı, dekoratif sıva uygulamaları, dış cephe boya işleri, pencerelerdeki mermer denizlikleri, PVC damlalıkları, yağmur iniş borularının değiştirilmesi için yapılan harcamaların doğrudan gider mi yazılacağı yoksa maliyet bedeline mi ekleneceği hakkında.

09/02/2016 Tarih ve B.07.1.GİB.4.10.15.02-105[313. Mad.2015/127-1054]-18.sayılı özelgenin sonunda şöyle denilmektedir ;

“Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalara göre, 19.. yılında satın alıp aktifinize kaydettiğiniz otel binası ile ilgili olarak yapmış olduğunuz harcamalardan;

– Dış cephe ısı yalıtımı, dekoratif sıva uygulamaları, dış cephe boyası, PVC damlalık ve tüm yağmur iniş boruları ile ilgili yapılan harcamaların değer arttırıcı niteliği taşıdığının kabul edilmesi ve binanın maliyet bedeline eklenerek binanın kalan ömrüne göre amortismana tabi tutulması,

– Binanın sadece belirli mermer denizlik kısımlarının değiştirilmesi ile ilgili yapılan harcamaların ise normal bakım, tamir ve temizlik giderleri olarak kabul edilmesi ve binanın maliyet bedeline eklenmeden doğrudan gider yazılması

Gerekmektedir.”

Görüldüğü gibi özelgede hangi giderlerin binanın maliyet bedeline ekleneceği, hangilerinin normal tamir, bakım ve temizlik gideri olarak değerlendirilerek doğrudan gider yazılması gerektiği açıklanmaktadır.

VOLKAN KARA

Serbest Muhasebeci Mali Müşavir